Bu sese bayılıyorum. Kazu Makino desem belki bir şey ifade etmeyebilir ama Blonde Redhead desem sanırım dikkat çekecektir.
Blonde Redhead, biraz alternatif biraz indie rock tınılarını inanılmaz bir kadın vokalle yorumlayan ve her geçen gün kendilerine sadık ve hayran bir kitleye sahip olmayı sürdüren başarılı bir grup.
Nedense onlarla ilgili kimle konuşsam ortak fikirlerimizden biri müzikalitelerinin Sonic Youth etkilerine sahip olması. Ancak son albümleri ile bu fikrimden yavaş yavaş sıyrılıyorum diyebilirim.

Kazu Makino ile Amedeo'nun da grup dışında mutlu bir beraberlikleri olduklarını da buradan bildireyim.
İş hayatı ve özel hayatı bu kadar iç içe olup ilişkiyi devam ettirebilmeleri harika.
Kazu ile ilgili öğrendiğim başka ilginç bir bilgi ise hala Amerika'da yaşıyor olmaktan memnun olmaması ve bunu zaman zaman yaptığı röportajlarda açıkça belirtmesi.
Öğrendiğim kadarıyla en çok İzlanda ya da İskoçya'da yaşamayı istermiş.
Onların en popüler ve sevdiğim şarkıları ve "Misery is Butterfly","Falling Man" ve tabi ki "Elephant Woman".
Ben sizle onların daha az bilinen ama benim en sevdiğim şarkıları olan "Signs Along The Path" ve "Dress" isimli şarkılarını paylaşmak istedim.
2007 yılında ülkemize İstanbul Jazz festivali kapsamında Temmuz ayında bir konser vermişti grup, ama herkesin hevesi kursağında kalmıştı diyebilirim.
Çıktıkları süre ve müzik sistemi yeterli değildi. Ayrıca biz Türk insanı, sanatçıların konser sonrası bis yapmalarını severiz. Bu da eksik kalmıştı ilk konserlerinde. Umarım yine gelirler ve bu sefer daha keyifli bir konser dinleriz.
İşte vazgeçemediğim ve IPod'um da sürekli dinlediğim harika iki şarkı... Özellikle araba ile yaptığım yolculuklarımda tercih ediyorum dinlemeyi.
2 yorum:
harikaymış!
cok orjinal seviyorummm
Yorum Gönder