27 Eylül 2011 Salı

ACİMAN'IN FİLM EKİMİ

Sonunda Film Ekimi yaklaşıyor.  Bu sene, 8- 15 Ekim 2011 tarihleri arası onuncusu düzenlenen Film Ekimi'nin bence en güzel yanı İstanbul dışında sinema salonlarında da filmerin gösterilecek olması.

Birbirinden değişik ,dünyanın belli başlı festivallerinde ödüller kazanmış, usta yönetmenlerin son yapıtlarının da aralarında bulunduğu toplam 39 film gösteriliyor olacak.

İstanbul'da  Taksim Atlas ve Beyoğlu sinemalarında, Nişantaşı City's ve Maçka G-Mall salonlarında filmler gösterilecek.

İstanbul'daki  program tamamlandıktan sonrada 13-16 Ekim'de İzmir'de, 20-23 Ekim'de Bursa ve Konya'da,27-30 Ekim'de Trabzon ve Diyarbakır'da Avrupa filmleri gösteriliyor olacak.

Şehir dışındaki sinema salon ve gösterim saatleri için http://www.iksv.org/tr sitesinden yararlanabilirsiniz.

Eminim biletler şimdiden tükenmeye başlamıştır bile.

İyi filmleri seyredebilmek için elimizi biraz çabuk tutmalıyız diyorum.  Gönül isterdi ki tüm filmleri seyredebiliyor olayım. Aciman'ın  naçizane zevkine ve bilgi dağarcığına göre; sizle seyredeceğim ilk 5 filmi paylaşmak istiyorum .

Hemen hatırlatayım, her sene olduğu gibi bu sene de bazı filmler festival sonrası vizyona girecektir. Yakından takip ederseniz bazı başyapıtları festival kapsamında seyretmedim diye üzülmeden vizyondan da takip edebilirsiniz.

 "OYUNUN SONU " ,"MARGIN CALL"

Kevin Spacey, Jeremy Irons, Simon Baker, Demi Moore, Stanley Tucci gibi müthiş oyuncu kadrosuyla dikkat çeken bir bağımsız yapım.

 2008'de ABD'de patlayan finans krizinin Wall Street'te, Lehmann Brothers'ı andıran bir yatırım bankasındakileri nasıl etkilediğini 24 saatlik bir zaman diliminde anlatıyor. Kaçırmamalıyız diyorum.

                  










"TEHLİKELİ İLİŞKİ ,"A DANGEROUS METHOD"
En merakla beklediğim film bu açıkçası. Gerek kast, gerek de gerçek bir hayat hikayesinden esinlenen kurgusu nedeniyle seyretmek için sabırsızlanıyorum.
Dünya prömiyeri Eylül ayında Venedik Film Festivali'nde yapıldı . Konusu ise psikolojinin iki büyük öncüsü Carl Jung ve Sigmund Freud arasındaki dostluğun bir kadın nedeniyle nasıl bozulduğunu anlatıyor. Kadroya bakar mısınız?  Micheal  Fassbender, (Onu belki X-Men Başlangıç filminden genç Magneto rolü ile hatırlayabilirsiniz.) Viggo Mortensen, Keira Knightley, Vincent Cassel. Hiç kaçmaz derim.









  " RUH EŞİM " , "CAFE DE FLORE"

                  

Bu filmi seçmemin sebebi kesinlikle "C.R.A.Z.Y." ile dünya çapında müthiş ilgi toplayan yönetmen Jean-Marc Vallée'nin son filmi olması. Başrollerde ise Johnny Depp'in güzel eşi Vanessa Paradis var.

Bir adamla bir kadın arasındaki aşkı, bir anneyle oğlu arasındaki sevgiyi anlatan Ruh Eşim, sevgiye dair fantastik bir macera. 

Aciman'dan not: Eğer, "C.R.A.Z.Y." filmini seyretmediyseniz kendinize bir iyilik yapın ve film arşivinize bu filmi kesinlikle katın. En az üç kere seyrettiğim muhteşem bir filmdir.


                 




 "OLMAK İSTEDİĞİM YER" ,"THIS MUST BE THE PLACE"


Muhteşem Sean Penn başrolde ,ellili yaşlarındaki bezgin rock yıldızı Cheyenne'i canlandırıyor. Filmin  konusu ise tasasız ve amaçsız Cheyenne, 30 yıldan beri görüşmediği babasının ölümü üzerine, 2. Dünya Savaşı sırasında babasına Auschwitz toplama kampında işkence eden Nazi subayını bulmayı kendine görev edinmesini hakkında.

Şimdiden bildirmekte fayda var diyorum, Sean Penn bu rolü ile Oscar'a aday olacağı söyleniyor.









Son olarak da 5. filmim için aşağıdaki iki film arasında kaldım. Karar veremedim ama en iyisi her ikisine de gitmek ki öbüründe aklım kalmasın.


"KEVIN HAKKINDA KONUŞMALIYIZ" ,"WE NEED TO TALK ABOUT KEVIN"

Filmi araştırırken ilk dikkatimi iki başrol oyuncusu çekti.

Hani bazı aktör ve aktrisler vardır ya  hangi projede olurlarsa muhakkak iyi bir projedir o. Bu nedenle, başrollerde  Tilda Swinton, John C. Reilly'i görünce filmi seyretmem gerektiğini düşündüm.

Oscar adayları arasında adı geçen Tilda Swinton'ın, dünyası kararan bahtsız anne rolündeki performansını merak ediyorum açıkçası. Psikolojik gerilim ve aile dramaları ilginizi çekiyorsa sizde bir deneyin bakalım.


                                  





 "ÖLÜM DENİZİ", "HWANGHAE"
                
2011 Asya Film Ödüllerinde En İyi Erkek Oyuncu  ödülünü başroldeki Ha Jung-Woo aldı.  Kuzey Kore, Güney Kore ve Çin arasına sıkışmış Yanji kentinde geçen , araba kovalamacaları, cinayetler ve bıçaklı kavgalarla dolu bir aksiyon-gerilim filmi Ölüm Denizi.



Nedendir bilmem ama Kore filmleri benim çok ilgimi çekiyor. Düşündüm buna sebep herhalde yıllar önce çok büyük bir hayranlıkla seyrettiğim ve şimdilerde Amerikan versiyonun hazırlandığı The Old Boy " filmidir.

Bu film ile ilgili ayrı bir post yazacağım önümüzdeki günlerde. Şimdiden belirtmek istedim.

Herkese Film Ekiminde bol eğlenceler ve  iyi seyirler diliyorum.
             

             



6 yorum:

Lulu dedi ki...

Film ekiminde yine cok guzel filmler var gibi. Ayrica, Kore filmlerini benim de sevmemin sebebi Old Boy filmidir:)

Aciman'nın Sanat Güncesi dedi ki...

Harika bir filmdir degil mi old boy? Onla ilgili ozel bir post hazırlayacagim zaten.

Evet film ekimi cok kaliteli bu sene.

Yorumun icin tskler

Sevgiler

SA

gülümse dedi ki...

ilgimi çeken filmler var,umarım izleme fırsatım olur,xoxo

Aciman'nın Sanat Güncesi dedi ki...

Umarım

Sevgiler

SA

Trendydolap dedi ki...

Aciman post super olmus..

Biletler 1 ekimde satisa sunuluomus 15 ekim ctesi tehlikeli iliskilere bilet bulursak alalm gireriz beraber

Aciman'nın Sanat Güncesi dedi ki...

kesinlikle canim cok saol once yorumun icin . 1 ekim evet hemen bilet alalim bu 6 filmi kesin gormek istiyorum. zaten a dangerous method kesin festival sonrası vizyona da girecektir .

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...